Bugün - 14 Aralık 2019 CumartesiKünyemizSayfalarReklamlarHakkımızda
images/habersistemi_06.pngimages/habersistemi_07.pngimages/habersistemi_08.png
 
Antalya   15°°C
 
DÜZEN “ZULÜMLER KARŞISINDA SUSMAYIN“Saadet Partisi İl Başkanı:"Ses ver, Türkistan, Endülüs olmas..
ANTALYA’DAKİ GİZLİ SURİYE

 Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin dramı gittikleri yerlerde de devam ediyor.

Güncel Haberi - 02 Haziran 2014 Pazartesi

(18:47)

 Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin dramı gittikleri yerlerde de devam ediyor. Türkiye’nin Suriye sınırına yakın illerinde yoğun yaşadıkları bilinse de, aslında batı şehirlerinin çoğunda Suriyeliler ile karşılaşmak mümkün.

Arap Baharı olarak isimlendirilen süreçle birlikte başlayan halk hareketi, birçok Arap ülkesinde, kısa sürede rejimlerin yıkılmasına neden olurken, halkanın son ülkesi olan Suriye’de ise, 2011 yılında başlayan halk ayaklanmaları, tam tersi sonuçlar doğurdu. Savaşın başladığı 2011 yılından bugüne kadar binlerce Suriyeli hayatını kaybederken milyonlarca Suriyeli de ülkesini terk edip komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Birleşmiş Milletlerin (BM) 2014 Mart ayı sonunda açıkladığı rapora göre Türkiye’de bir milyona yakın Suriyeli göçmen var. Bunun üç yüz bine yakını kamplarda yaşarken, yaklaşık 600-700 bini ise kendi başlarına Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde yaşama tutunuyor.

Türkiye’de turizm, seracılık ve turunçgiller denince akla ilk gelen şehir olan Antalya’da, yüzlerce Suriyeli hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Özellikle kış aylarında sera ve portakal bahçelerinde çalışmak için başka illerden Antalya’ya gelen işçilerin yerini Suriyeli göçmeler almaya başladı. Ucuz iş gücü olması sebebiyle tercih edilen Suriyeliler, günlük cüzi miktarda yevmiye ile çalışıyorlar.

 İki Dünya Bir Şehir Antalya

Dünyanın birçok yerinden her yıl milyonlarca turisti ağırlayan ve milyon dolarlık yatırımlarla yapılan lüks otellerin bulunduğu, turizmin başkenti Antalya’da adeta iki dünya yaşanıyor. Bir tarafta lüks yaşamın her ayrıntısı düşünülerek inşa edilen eğlence merkezleri bir tarafta da yıllardır Antalya’da yaşamalarına rağmen hala denizi görmemiş insanların yaşadığı Kepez ilçesine bağlı gecekondu mahalleleri…

Antalya’da yaşayan Suriyelilerin büyük çoğunluğu bu gecekondu mahallerinde yaşamaya çalışıyor. Şehir merkezinden bu mahallelere gitmek için, en az iki dolmuş değiştirmek gerekiyor. İki dolmuş değiştirdikten sonra vardığımız mahalleye bölgeyi iyi bilen ve daha önceden tanışıklığımızın olduğu Ali Tümay’dan yardım alıyoruz.

Suriye’den Antalya’ya Yaşam Yolu

Kepezin her sokağında gördüğümüz Suriyeli çocukların yüzlerinde savaşın bıraktığı masum ve ürkek bir ifade yer alıyor. Kendilerine ait olmayan bu yabancı dünyada ne aradıklarını bilmeyen bakışları ve sanki onların elindeki bir parçacık ekmeği alacakmışız da aç kalacaklarmış gibi korkak durmaları insanın vicdanını sızlatıyor. Önce sokaktaki çocuklarla konuşuyoruz. Türkçe sorular soruyoruz anlamıyorlar haliyle daha sonra Kürtçe sorular soruyoruz: Kürtçe bildiğimizi anladıklarında çekinmeden bizimle konuşuyorlar, belli ki daha önceden kendileriyle anladıkları dilden konuşan olmamış o yüzden heyecanlı bir şekilde sorularımıza cevap veriyorlar. Sorduğumuz her soruya o kadar olgun cevaplar veriyorlar ki hemen o an anlıyoruz ki savaş, yaşları küçük ama fikirleri büyük olan bu çocukları erkenden olgunlaştırmış. Çocuklarla sohbetimize Antalya’yı sevip sevmedikleriyle başlıyoruz ve gerisi zaten geliyor. Anavatanlarından koparılış hikayelerini anlatmaya başlıyorlar…. Antalya’yı pek sevmediklerini söylüyorlar, geride bıraktıkları arkadaşlarını, mahallelerini her şeye rağmen savaştan önceki Suriye’yi özlediklerini söylüyorlar. Antalyalı çocuklarla aralarının nasıl olduğunu soruyoruz, o anda hepsinin başı yere eğiyor ve anlıyoruz ki kendilerinden başka arkadaşları olmadığını ve mahallelerindeki çocuklar tarafından dışlandıklarını…

O anda çocuklarla sohbet ettiğimizi gören Suriyeli bir kadın, telaşlanarak çocukları çağırıyor ve bizimle konuşmamalarını söylüyor. Kadının çağırmasıyla çocuklar hemen evlerine dağıldı. Evin içinden kadının kocası olduğunu anladığımız bir adam çıktı ve kendilerinden ne istediğimizi sordu, adını daha sonra öğreneceğimiz Hacı Ahmedd. Kötü bir niyetimizin olmadığını anlatmamız ise neredeyse yarım saatimizi aldı. Kendileriyle Kürtçe konuştuk. Biz de tam olarak anlayabilecek kadar Kürtçe bilmediğimiz için bir tercüman götürdük. Dediklerine göre eğer kendileriyle Türkçe veya başka bir dilde konuşsaydık bize hiçbir bilgi vermeyeceklerdi.

Antalya: Yalan Dünya

Hacı Ahmedd ile konuştuğumuzu gören ve duyan başka Suriyeli adamlar geldi yanımıza neler olduğunu anlamak için. Kendimizi ve amacımızı onlara anlattıktan sonra onlar da sohbetimize dahil oluyor ve savaştan kaçıp yaşama tutunma yolculuklarını anlatmaya başlıyorlar…

İlk olarak bu yolculuğa nasıl çıktıklarını soruyoruz. Hepsinden gelen cevap aynı oluyor; “ ya Suriye de kalıp ölmeyi bekleyecektik ya da hayatta kalmak için ailelerimizi alıp başka diyarlara yolculuk yapacaktık. Biz de isterdik ailelerimizle kendi vatanımızda yaşamayı ama bize bu fırsatı tanımadılar ve bu yüzden bu bilinmez yolculuğa çıktık sonunu düşünmeden.

Biz sohbet etmeye başladıkça etrafımız kalabalıklaştı ve yaklaşık 8 aile reisi daha sohbete katıldı. Konuştuğumuz kişiler ya akraba ya da daha önce Suriye’deyken birbirlerini tanıyan kişiler ve bu yüzden aynı mahallede olmaya özen göstermişler. Bunlardan bazıları ticaretle uğraştığı için Türkiye’ye sıklıkla gelen kişiler. Türkiye’deki tanıdıklarını devreye sokarak Suriye’den kaçak yollarla Türkiye’ye kaçmışlar. Suriye’den kendilerini getiren ver daha önceden tanışıklıkları bulunan kişiler onları yarı yolda durdurarak aile başı 3 bin lira para almış ve dediklerine göre onlara ihanet etmiş. Daha Türkiye’ye girişte nasıl sıkıntılarla karşılaşacaklarını anlamışlar; çünkü güvendikleri kişiler bile onların parasını almış ve düşene bir tekme de biz vuralım edasıyla…

Kamyonla geçmişler sınırı ve kamyonda 4 aile varmış, kamyondaki kişi sayısı ise toplamda 36’ymış. İlk önce Bursa’ya götürülmüşler. Bursa’da birden kendilerini tanımadıkları insanların elinde bulmuşlar, ne olduğunu anlayamadan… Bursa’daki adamlar onlara ev ve iş sağlayacağını söylemiş ancak onların kazanacağı paralar üstünden kendisi de prim alacakmış.

Mecbur oldukları ve başka çareleri olmadıkları için bu anlaşmayı kabul etmişler. Bursa’da normalde 200 liraya kiraya verilebilecek bir evi onlara 500 liraya kiralamışlar. 36 kişi yani 4 aile iki evde kalmak zorunda kalmış; çünkü başka türlü hem kira verip hem de geçimlerini sağlayamayacaklarını söylüyorlar. Suriye’den 2013’ün başında kaçıyorlar ve Bursa’da 7 ay kalıyorlar. Bursa’da kaldıkları süre içinde erkekler inşaatlarda, kadın ve çocuklar da tarlalara gitmiş ve oralarda çalışmışlar.  Ucuz işçi olarak görülen Suriyeliler tarlalarda ve inşaatlarda çalışmaya başladıkları için Türk işçiler tarafından sürekli dışlanmışlar. Çünkü bir inşaat işçisi ortalama 70 lira yevmiye alıyorsa bir Suriyeli mecbur olduğu için 35-40 liraya çalışmayı kabul ediyormuş ve bu yüzden Türk işçiler yerine Suriyeliler tercih ediliyormuş. Türk işçiler hem kaldıkları mahallelerde onları taciz etmeye başlamış hem de iş yerinde onlara kötü davranıyorlarmış, bu yüzden daha fazla baskılara dayanamayıp orayı terk etmişler ve Antalya’ya yerleşmişler.

Bursa’da onlara ev kiralayıp iş bulan adam( sadece adamın adının Ahmet olduğunu biliyorlar) oradaki 7 aileyi iki arabaya koyup Antalya’ya getirmiş ve burada başka birine teslim etmiş. Bursa’dan Antalya’ya getirene kadar da onlardan toplamda 4 bin 500 lira para almışlar.

Antalya’daki adam da onlara aynı şekilde ev kiralamış, iş bulmuş ve tabi ki komisyonunu da almış. Onlara nerde çalıştıklarını soruyoruz ve öncelikle Antalya hakkında ne bildiklerini öğrenmek istiyoruz. Kendi tabirleriyle “Hayalet Şehir” Antalya’yı anlatmaya başlıyorlar:

6 aydır Antalya’da olduklarını söylüyorlar ve herkesin farklı işlerde çalıştığını anlatıyorlar. Gençler inşaatlarda çalışırken, bazı genç kızlar ise evlere temizliğe gidiyor, kadın ve çocuklar da tarlalara çalışmaya gidiyorlar. Aldıkları ücretlerle geçinemediklerini anlatıyorlar ve çalıştıkları yerlerden de paralarını ya alamadıklarını ya da çok sonra aldıklarını belirtiyorlar.

Çavuşlar Paramızı Vermiyor

Hacı Ahmedd, “Türkiye’ye geldiğimizde çavuşluk sistemiyle tanıştık. Burada biri, size iş bulduğunda sizden komisyonunu alıyor ve sizi işe götürüp getiriyor. Çavuşlar hem biz çalışanlardan para alırken hem de işverenden komisyon alıyor; yani kısacası bizim üzerimizden ticaret yapıyorlar” diyor. Kendilerine çavuşlarıyla konuşmak istediğimizi söylüyoruz. Hacı Ahmedd telefon açıyor ve çavuşları yanımıza geliyor. Kendini çavuş olarak tanıtan Ramazan Alçelik, 40 yaşında olduğunu söylüyor ve 10 yıldır bu işi yaptığını belirterek konuşmasına başlıyor. Eşinin de Suriyeli olduğunu söyleyen Çavuş, iş verdiği Suriyelilerin çoğunu eşi vasıtasıyla daha önceden tanıdığını ifade ediyor.

Mevsimin belirli dönemlerine göre Türkiye’nin bazı şehirlerine mevsimlik işçi istihdamı sağladığını ve bunun karşılığında komisyon aldığını öğreniyoruz. Çavuş Ramazan 130 Suriyelinin kendi himayesinde olduğunu tüm ihtiyaçlarını da kendinin karşıladığı söylerken, Türkçe’yi orta düzeyde bildiğini belirten Amedi, çavuşun yalan söylediğini belirten kaş göz ifadesi yapıyor. Çavuş’a bu ihtiyaçlar karşılığında ücret alıp almadığını sorduğumuzda önce inkâr etse de, sonraki konuşmalarından aldığı anlaşılıyor. Özellikle hastalanan Suriyelileri kendi ailesinden veya tanıdıklarının kimliği üzerinde tedavi ettirip bunun karşılığında da belirli ücretler alıyor. Çavuş bunun komisyon olmadığını, riske girdiğini kimliklerin Suriyelilere ait olmadığının anlaşılması durumunda kendisinin de zor durumunda kalabileceğini belirtiyor, bundan dolayı belirli miktarda ücret alıyorum diyor. Çavuş gelmeden önce konuştuğumuz Suriyeliler, kendilerinin diğer çalışanlarla aynı işi yapmalarına karşın daha düşük ücret aldıklarını söylemişlerdi. Bunun doğru olup olmadığını Çavuş’a sorduğumuzda; gülerek “yahu bunlar iş mi yapıyor, bunlarda 10 kişinin yaptığı işi bizim Türkiyeli işçilerin teki yapıyor, tabi ki aldıkları ücrette ona göre olacak” diyor. Kendisi olmasa Suriyelilere yardım edecek birisinin olmadığını ve kendisinin sayesinde Suriyelilerin evlerine ekmek götürdüklerini söylüyor.

Hayalleri Kaybolan Çocuklar

Savaşların genelinde olduğu gibi bu savaşın da gerçek kaybedeninin çocuklar olduğunu Suriyeli çocukları görünce bir kez daha anladık. Savaştan önce kendi vatanlarındayken, geleceğe dair birçok hayalleri ve planları olan çocukların o masum ve hüzünlü bakışlarından anlıyoruz ki; hayalleri yok olmuş durumda.

Okulda elleri kalem tutması gereken Suriyeli çocukların, gecekondu evlerin arasında nasıl sıkıştıklarına tanıklık ediyoruz.  Sokakta oynarken araba çarpması sonucu kolu kırılan 11 yaşındaki Ahra hastaneye götürülmediği için kolu sakat kalmış durumda. Neden hastaneye götürülmediğini sorduğumuzda ise Türk vatandaşı olmadıkları için hastaneye kabul edilmediklerini ve bundan dolayı sağlık hizmetlerini alamadıklarını söylüyor. Ahra kısa süre içerisinde tedavi edilmezse hayatı boyunca bir yanı hep eksik kalacak…

 

Suriyelilere Türk Halkının Bakış Açısı

Kendi imkânlarıyla tuttukları evde yaşamaya çalışan Suriyeli mültecilere komşu ve esnafın bakış açısını öğrenmek için onlara görüşlerini sorduk. Suriyelilere genel bakış açısı olumlu olsa da, Suriyelilerle aynı mahalleyi veya işyerini paylaşan halk, çoğunlukla aynı evde çok kişinin kalmasından ve onların düşük ücretle çalıştıklarından şikâyet ediyorlar.

Komşular Suriyelilere ellerinden gelen yardımı yapmaya çalıştıklarını ancak aynı evde birçok kişinin kalması, uzun sakallı olmaları ve dillerini anlamamalarından dolayı tedirgin olduklarını ve bu yüzden çok sıcak ilişkiler geliştiremediklerini belirtiyorlar. Altındağ mahallesinde erkek kuaförlüğü yapan Caner K.  yanında çırak olarak çalışan Suriyeli 17 yaşındaki Hanef için şunları söyledi:  ‘Genellikle çalışmak ve barınmak için geliyorlar, 7 kişilik ailenin hepsi çalışıyor.

 Devletten aile başına “800 tl’” maaş alıyorlar. Kültürel farklılıklardan dolayı çekingenler ve farklı bakıyorlar bize. Kesinlikle ucuz işçi olarak görmüyoruz, daha çok meslek öğrensin diye yanımıza alıyoruz. Tabi bazıları işlere girdikten sonra hırsızlık yapmak için fırsat kolluyor beceremeyenler bir süre sonra işi bırakıyor. Hiçbir türlü partisi yanlısı değiller ve oy kullanmadılar. Yalnız çevredeki insanlar için konuşacak olursak, genellikle kötü bir bakış açısı var çünkü işsizlik oranını artırıyorlar ve ucuz işçi olarak çalıştırılıyorlar’

 

Muhtarların Kendi Mahallerinden Haberleri Yok

Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerden biri de Memurevleri Mahallesi. Mahalle Muhtarı Muhammet Bıcıoğlu, Suriyeliler konusunda sarf ettiği şu sözlerle,  kendi tutumunu açıklıyor: “Tarihin hiçbir döneminde Türk milleti olarak bize sığınan ve yardım dileğinde bulunan hiç kimseyi geri çevirmedik. Türk kültüründeki misafirperverlik kavramını mahallemizde yaşayan Suriyeli göçmenlere karşı sergilemiş olduğumuz tavırla en güzel şekilde göstermeye çalışıyoruz. Mahallemize yerleşen kardeşlerimizin her türlü ihtiyacını da elimizden geldiği kadar karşılamaya çalışıyoruz.”

Suriyeli göçmenlerin Türk kimlikleri olmadığı için mahalle muhtarlıklarına resmi kaydı yapılamıyor. Yani bir bakıma kiraladıkları evlerde kaçak olarak yaşıyorlar. Suriyeli göçmenler, ev sahiplerinden kiraladıkları evlerde hiçbir resmi kayıtları olmadan yaşıyorlar.

Sosyal hizmetlerle ilgili konularda Suriyeliler, mahalle muhtarlıklarınca kaymakam ve valiliğe yönlendiriliyor. Sosyal hizmetler birimleri, Suriyelilerin sorunlarını elinden geldiğince karşılamaya çalışıyor. Ancak mahalle muhtarlarının çoğu kendi mahallerinde ne kadar Suriyelinin yaşadığından haberleri yok. Herhangi bir kayıt tutulmamış. Yani kendi kiraladıkları evlerde yaşanan Suriyelilerin kimliklerine dair kimse pek bilgi sahibi değil.



Diğer Fotoğraflar

Kaynak / Editör: Hilmi ŞAHİN Okunma 1387

Bu habere hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazın !


GüncelHaberleri

POLİSTEN FUHUŞ BASKINI
DEDEMANDAN TEŞEKKÜR ALDIK
ŞAMPİYON KEMER LİSESİNDE
ŞU İŞE BAK!...
MHP'Lİ GÜL YİNE DESTEKSİZ SALLADI
SÖZEN'DEN SÜNNET ÇOCUKLARINA ZİYARET
İşte kent merkezine nefes aldıracak proje
BEYAZ GÜZELLİK

Diğer Haberler

ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ
Kırmızı otobüsler Varsak?ta
ŞEHİR TRENİ İHALE EDİLİYOR
Şenlik coşkusu sürüyor
49. Altın Portakal?ın afişi
ÖNCÜ İLE ''MINICITY'' GEZİSİ
KEMERSPOR'DA GENEL KURUL YAPILDI
Antalya SMMM Odası Basınla Buluştu
E-Gazete (Gazete Akdeniz)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar

Tosun ÜLGE

Tosun_ÜLGE BU İŞLER BÖYLE OLMAZ

09.12.2019 00:58:52

Kemer’de bazı şeylere dur demek için, Kemer&rsq..

Hilmi ŞAHİN

Hilmi_ŞAHİN İLÇE BELEDİYELERİ BAYRAM EDİYOR

01.12.2019 15:49:23

Antalya büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda 3..

Baki AYDIN

Baki_AYDIN KIBRIS EŞEĞİNE, HOCA NASREDDİN BİNERSE!

10.11.2019 23:44:32

Gazeteakdeniz ve duyantalya.com’dan da takip ettiğiniz..

ZEKİ DEMİR

ZEKİ_DEMİR Ağayı Batıran Uşak

17.09.2019 23:59:26

Berberin Kırık Aynası..  Alanya da yaşayan eski bir ga..

M. Fevzi Küçükkahveci

M._Fevzi_Küçükkahveci Suriyelilere Vatan (daşlık) Ve-ri-le-mez ! Kaynak: Suriyelilere Vatan (daşlık) Ve-ri-le-mez ! - M. Fevzi KÜÇÜKKAHVECİ

06.08.2019 22:41:32

Duyunca inanamadık, ya kötü bir şaka ya da akıl tu..

İdris ÖZYOL

İdris_ÖZYOL Fillerin intikamı

22.06.2019 15:53:45

Fillerin, belli mevsimlerde belli yolları kullanarak gö..

Ramazan KAYA

Ramazan_KAYA E TEBLİGAT DÖNEMİ

17.12.2015 01:17:00

Vergi mükelleflerini yeni yılda yenilikler bekliyor. ..

Cengiz GÜLEBAY

Cengiz_GÜLEBAY OLMADI, SİL BAŞTAN

03.11.2015 23:44:42

7 Haziran seçimlerinden sonra geçen beş ayda &..

Vehbi KAYA

Vehbi_KAYA Şehitlerimiz ve Protokolcüler

14.08.2015 14:25:44

Vatan topraklarından acı haber gelmeye devam ediyor.. Ü..

Tansu DURAN

Tansu_DURAN Lütfen İstifa Ediniz!

17.06.2015 23:41:29

Bugüne kadar sosyal medyada bir çok kere istifa ..

Seçil ÖZCAN

Seçil_ÖZCAN “ÇOCUKLAR, CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE MAHREMİYET EĞİTİMİ ALMALI”

18.02.2015 01:04:01

Mersin Tarsus’ta Özgecan Aslan’ın vahşice k..

Hasan KILINÇ

Hasan_KILINÇ SEV ABİ KORKMA

17.03.2014 05:46:35

Ben tutkulu severim abi.Sevmekte sınır tanımam.Annemi,Babamı..


KAÇAK EVDEN SONRA, KAÇAK ÜST GEÇİTKaçak ev, Kaçak otel, kaçak dükkan, Gül'de y..
En Çok Okunanlar
KEMER DADAŞINI KAYBETTİ Kemer'de çevresini hep güldüren Dadaş abimiz bu defa ü.. Okulların pazartesi günü normal eğitim ve öğretime devam edeceği, sadece ta.. ANTALYA SEDİR RESTAURANT Gittikleri yerlerde meşhur Türk mutfağının o muhteşem lezzetlerini de tatma.. GAZETE AKDENİZ SAYI 83               &nbs..
Bugün Bu Hafta Bu Ay


Anket Bulunamadı..

Anketler

Namaz Vakitleri
Şehir
(antalya)
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:1107:4613:2116:1618:3920:02

Hava Durumu
Şehir
(antalya)
Bugün
11°°C - 15°°C
Pazar
11°°C - 17°°C
Pazartesi
9°°C - 21°°C
Salı
9°°C - 19°°C

Günün Sözü


Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır


(Hz. Muhammed)


Arşiv Getir

Facebook


Künyemiz Sayfalar Reklamlar Hakkımızda Facebook FriendFeed Twitter MySpace 0,23

UA-73076831-1